Ha Mîm Ne Demek? Bir Sözün Ardındaki Hikaye
Kayseri’nin sıcak ve toprak kokulu havası, bazen insanın içini ısıtacak kadar huzurlu, bazen de hislerinin karmaşasına karşı sert bir duvar gibi gelir. Bu şehri seviyorum. Her köşesinde bir hatıra, her taşında bir anı barındıran bir yer. Ama bazen, o taşların arasına takılıp düşüyorum, içimdeki duygularla… Hayal kırıklıkları, hayaller, umutlar; hepsi kaybolup gidiyor ve geriye sadece bir boşluk kalıyor. İşte tam da o anlardan birinde, kelimeler arasında kaybolarak “Ha mîm”i keşfettim.
Bir Akşamüstü, Bir Kelime
Günlerden bir gündü, hava biraz soğuk, biraz da griydi. İçim bir türlü ısınmadı, kaybolmuş hissettim. Kayseri’nin kışları, pek de nazlı değildir. Karı da yağar, rüzgarı da çarpar. Akşam üzeri, güneşin batmaya yakın olduğu saatte, parktaydım. Ellerim cebimde, sadece adımlarımın sesini duyuyordum. Düşüncelerimse bir o yana, bir bu yana savruluyordu. Ne yapmam gerektiğine dair hiçbir fikrim yoktu. Hayatımda çok şey yanlış gitmişti. Biraz olsun rahatlamak istiyordum.
O sırada bir çocuğun sesini duydum. Birkaç adım ötemde, 10 yaşlarında bir çocuk elindeki defteri okuyor, bir şeyler yazıyordu. Arada bir defterini kapatıp gökyüzüne bakıyordu. Merak ettim ve yanı başına oturdum. Hemen dikkatimi çeken bir şey oldu: Çocuk, defterine bazen “Ha mîm” yazıyordu.
“Hâ mîm… Ne demek ki bu?” diye düşündüm. Ama bir şey diyemedim. Çocuk, beni fark etti ve gülümsedi.
Bir Anın Derinliği
“Merhaba,” dedi, sesinde neşeli bir tını vardı. “Bunlar harfler. Ama özel harfler. Sen de arzu edersen yazabilirsin, ben sana öğretirim.”
Gözlerim iyice büyüdü, içimden bir merak fırtınası esti. Ne demekti bu “Ha mîm”? Benim içimde bu kadar boşluk varken, bu kelimenin ne tür bir anlamı olabilirdi?
Çocuk, defterini bana doğru uzatarak, “İçinde bir anlam gizli, ama sen bulmalısın,” dedi. “Bunu yazınca insanın duyguları, düşünceleri yerli yerine oturur. Ha mîm, insanların kendilerini bulduğu bir yer.”
O an kafam karıştı, ama bu kelime bir şekilde beni kendine çekti. Çocuk, biraz daha gülerek yazmaya devam etti. Benim içinse o an, zaman durdu. Sadece o kelime vardı. “Ha mîm.”
Hayatımda Bir Yerde Durmak
O gece, o çocuğun söylediği kelimeyi düşündüm. Düşüncelerimde bir yerlerde kaybolmuş hissettiğim anlar vardı; belki de o kelime, kaybolduğum yerleri bulmam için bir ipucuydı. Duygularımda o kadar çok boşluk vardı ki, her geçen gün biraz daha kaybolduğumu hissediyordum. İçimdeki boşluğu dolduracak bir şeyler arıyordum ama hep bir şey eksikti.
Ertesi gün, o çocuğun defterini ve yazdığı kelimeleri unutmamaya çalıştım. “Ha mîm” yazmak ne anlama geliyordu? Neden beni böyle etkiledi?
Çünkü bir yerde, o kelime bana kendimi hatırlattı. Hem kaybolmuş, hem de bir anlam arayan birini. Yavaşça anlamaya başladım. “Ha mîm”, aslında hayatımın bir anlam arayışıydı. Belki de bu kelimeyi yazdığımda, kaybolduğum o yeri bulacaktım.
Bir Adım, Bir Kez Daha
Bir sabah, tam da bir şeyleri başarma kararı almışken, kalbimde bir şeyler değişti. “Ha mîm” demek, bir adım daha atmaktı. Kendi yolumu bulmaya başlamaktı. Bir kelime, bana kendimi hatırlattı. İçindeki anlamı daha da derinleştirmek, hem geçmişi hem de geleceği yeniden kucaklamak demekti. Bir kelimeyle değişebilirdi her şey. İçimdeki kaybolmuş parçaları toparlamaya karar verdim.
Çocuk haklıydı. Ha mîm, sadece bir harf sırası değildi; bir duygu, bir umut, bir kendini yeniden keşfetme yoluydu. O kelime bana “yeniden başla” diyordu. Ben de başladım. Geriye dönüp bakınca, hayatta insan bazen sadece bir kelimeye ihtiyaç duyar. O kelimeyi bulmak, her şeyin başı oluyordu.
Sonuçta Ne Anlama Geliyor?
Şimdi, hayatımda ne olursa olsun, “Ha mîm” diyecek olsam, sadece bir kelime değil, bir anlam hatırlatması olacak. Kendi yolumu bulma mücadelesi. Bu kelimeyi, içimdeki boşlukları doldurmak için değil, her gün daha güçlü, daha bilinçli bir şekilde yürümek için kullanıyorum.
Bir kelimenin gücü, bazen yıllarca beklediğimiz bir şeyden çok daha fazlası olabilir. Ha mîm; kaybolmuş olanı bulmak, hem geçmişin hem de geleceğin anlamını yeniden oluşturmak demek. Eğer hayatımda bir şey eksikse, artık ne olduğunu biliyorum: O eksik olan şey, kelimelerle değil, duygularla, adımlarla ve her şeyden önce umutla bulunur.
İşte bu yüzden, “Ha mîm” demek, sadece bir kelime değil; bir yolculuk. Hem içsel hem de dışsal. Bir kelimenin içindeki derinlikleri anlamak, hayatı anlamaktır.