Deprem İzolatörleri ve Eski Binalar: Edebiyatın Merceğinden Bir Bakış Kelimeler, bir şehrin sessizliğinde titreşen bir duvar gibi çarpabilir ya da bir şiirin ritminde deprem dalgalarını andıran bir titreşim yaratabilir. Anlatılar, tıpkı deprem izolatörleri gibi, sarsıntıdan korurken aynı zamanda yapıyı dönüştürür. Eski binalara deprem izolatörü yerleştirmek, mühendislik açısından bir güvenlik sorusu gibi görünse de, edebiyat perspektifinden ele alındığında, bu müdahale bir metafor, bir sembol olarak okunabilir. Bir yapının geçmişi, taşlarının hafızası, katlarının gizlediği hikâyeler, tıpkı bir romanın sayfaları gibi, hem korunmayı hem de yeniden yorumlanmayı bekler. Metinler Arası İlişkiler ve Yapıların Anlatısı Edebiyat kuramı, metinler arası ilişkilerle bir hikâyenin tekil anlamını…
Yorum BırakYumuşak Bilgi Köşesi Yazılar
İş Programı Kaç Günde Onaylanır? Giriş: İş Programı mı, Yoksa Zaman Yolculuğu? İzmir’de 25 yaşında bir genç yetişkin olarak, iş hayatı denilen şeyin aslında bir tür sabır sınavı olduğunu keşfetmeye başladım. Genç yaşta insanın tam olarak “büyüdüm” dediği noktada, beklenmedik bir şekilde tüm yaşamını işyeri çevresinde dönmeye başlayan bir varlık haline geliyorsunuz. Oysa ki, çocukken büyükler ne derdi? “Büyüyünce işlerinizi kendiniz halledeceksiniz, sorumluluklarınız olacak.” Evet, büyüdük ama bu sorumluluklar tam olarak nasıl işliyor? İş programı onaylanacak ama kaç günde? Çalıştığınız şirket, her ne kadar “hızlı” ve “pratik” bir yer olarak lanse edilse de, iş programınızın onay süreci adeta bir aksiyon…
Yorum Bırakİlk PC Kaç Kilo? Bir Bilgisayarın, Bir Gençliğin ve Bir Hayalin Hikayesi İlk Bilgisayarımın Ağırlığı: Bir Başlangıcın Yükü Kayseri’nin o tanıdık sokaklarında, dar ama hayallerim için geniş olan o evde, bilgisayarım ilk kez evimizin odasında belirdi. O an, sadece bir teknoloji parçası değildi; o, benim için bir adım, bir devrimdi. Çocukluk ve gençlik arasındaki ince çizgide, PC’nin dünyasına adım atmak, bambaşka bir hayatın kapılarını aralamak gibiydi. Benim için, bilgisayarın ağırlığı sadece fiziksel bir şey değildi. O PC’nin ağırlığı, ilk heyecanlarımın, ilk hayal kırıklıklarımın ve ilk umutlarımın yansımasıydı. Kayseri’de 25 yaşımda, bazen yazdığım günlüklerde hala o anı hatırlıyorum. O gün, belki…
Yorum BırakVücudu Saran Kıyafetlere Ne Denir? Bir İzmirli Genç Yetişkinin Mizahi Yolculuğu Herkesin hayatında bir dönüm noktası vardır. O an gelir ve bir gün, o “işte o an”da vücudu saran kıyafetlere bakar, bir an tereddüt edersiniz. “Vay be, buna ne deniyor?” diye düşünürsünüz. Evet, tam olarak o anlardan birindesiniz, çünkü “Vücudu saran kıyafetlere ne denir?” sorusunu soruyorum. İzmir’de yaşayan, 25 yaşında, sürekli espri yapan ama içten içe her şeyi fazla düşünen bir insan olarak, bu tarz sorular kafamda dönüp duruyor. Ve bu yazıda tam da bu sorunun etrafında bir mizah yolculuğuna çıkacağız. Kimi zaman kendi kendimle dalga geçeceğim, kimi zaman ise…
Yorum Bırakid=”k3i92s” Türk Kültürüne Ait Mimari Yapılar Nelerdir? Kayseri’den Bir Yola Çıkış Kayseri’nin arka sokaklarında yürürken, bir zamanlar burada yaşanların hayaletlerini hissetmemek mümkün değil. Dükkanların arkasındaki dar geçitlerde, duvarların arasındaki çinilerde, tarihi camilerin minaresinde… Hepsi birer hatıra, birer iz. Ama bugünden, şimdiden geriye bakınca, bana bazen bu izlerin ne kadar silikleştiğini düşünmek de üzücü geliyor. Ne zaman bu kadar uzaklaştık geçmişten? Ne zaman kaybettik o geçmişin içindeki büyüleyici yapıları, o mekanları anlamaya çalışmak yerine sadece “görmeye” başladık? Türk kültürüne ait mimari yapılar, bana hep duygusal bir bağ kurduruyor. Her bir yapı, sanki yüzyılların yükünü taşırken, aynı zamanda bir hikaye anlatıyor. Kayseri’nin…
Yorum BırakTraktörler ve Umut: Kayseri’de Bir Genç Yetişkinin Hikayesi Kayseri’de bir sabah, annem bahçede taze domates toplarken, babam yine traktörle tarlada çalışıyordu. Çocukken bu manzara bana normal gelirdi, hatta bazen traktörün sesini duymak, uyandığımda sabahın ne kadar taze olduğunu hissettirirdi. O gürültü, her şeyin yolunda olduğunun bir işaretiydi. Ancak şimdi, büyüdükçe, traktörlerin ardındaki emeği, fedakarlığı ve bu makinelerin aslında yalnızca bir iş aracı değil, bir hayat mücadelesinin simgesi olduğunu daha iyi anlıyorum. Geçenlerde, babamın traktörüyle ilgili bir şey fark ettim. Traktörün markasını sorgulamak bir anlık merakımı uyandırdı. Türkiye’de en çok satılan traktör markasının ne olduğunu araştırmaya başladım. Kayseri’deki çiftçi babaların, amcaların,…
Yorum BırakIngilizce İş Adamı Ne Demek? – Sıradan Bir Merakın Derin Yolculuğu Sabah kahvemi alıp balkona çıktığımda, komşumun elinde bir İngilizce iş kitabı gördüm. “İngilizce iş adamı ne demek acaba?” diye düşündüm. Basit bir soru gibi görünse de, aslında çok katmanlı bir kavramın kapısını aralıyordu. İş dünyası terimleri yalnızca kelimelerden ibaret değil; tarih, kültür, ekonomi ve sosyal normlarla iç içe geçmiş bir yapıyı anlatıyor. Peki, bir “businessman” ya da “entrepreneur” kelimesi sadece bir mesleği mi tanımlar, yoksa daha geniş bir sosyo-ekonomik kimliği mi ifade eder? Tarihsel Perspektif: İş Adamı Kavramının Evrimi İş adamı kavramının kökleri, sanayi devrimine kadar uzanır. 18. ve…
Yorum BırakToprakta Define Olduğu Nasıl Anlaşılır? Bir Umut, Bir Hayal Kırıklığı Kayseri’de, her gün sabahları o eski taş evlerin arasından geçerken, bir yandan şehrin kokusunu içime çekiyor, bir yandan da yavaşça kaybolan eski zamanların izlerini düşünüyordum. Bu şehri çok seviyorum, çünkü her köşesinde bir geçmiş yatıyor. Ve o geçmişin her zaman gizemli, unutulmuş, bazen de hâlâ keşfedilmemiş olan bir parçası var. O gün, Kayseri’nin tarihi sokaklarında, toprak altında gizli kalmış bir define hakkında düşündüğüm o anı hatırlıyorum. Evet, bir define. Ve define ile ilgili bir soru aklıma takıldı: Toprakta define olduğu nasıl anlaşılır? O an, her şey bir anda hızlandı, bir…
Yorum BırakTelefon Hattında Elektrik Var Mı? Şaşırtıcı Bir Teknolojik Soruya Mizahi Bir Bakış Telefon hattı… Ne kadar da sıradan, değil mi? Herkesin bildiği, her evde bulunan ama hakkında çok düşünmediğimiz o siyah kablo. Ama bir gün, ne zaman ki telefonun çalışmadığını fark ettiğinizde ve o kabloların içinden tam olarak ne geçtiğini anlamaya başladığınızda, “Telefon hattında elektrik var mı?” sorusu aklınıza takılabilir. Ben de bir İzmirli olarak, her zaman her şeyin en basit halini düşünmeye çalışan ama bir yandan da sürekli “ya şöyle olursa?” diye kafasında çarklar dönen bir insanım. Telefon hattının içindeki elektrik konusu da tam olarak bu: bir yanda sıradan…
Yorum Bırakİstemli Olmak Ne Demek? Felsefi Bir Yolculuk Bir sabah yürüyüşünde, karşıdan gelen birinin yönünü değiştirdiğini fark ettiğinizde aklınıza ne gelir? Bu küçük davranış, basit bir refleks mi, yoksa bilinçli bir seçim mi? İşte bu sorunun derinliği, “istemli olmak” kavramının felsefi boyutunu düşündürür. İnsan eylemlerinin ardındaki niyet, bilinç ve irade, etik, epistemoloji ve ontoloji açısından incelendiğinde çok katmanlı bir anlam kazanır. Kimliğinizi, yaşınızı veya mesleğinizi bir kenara bırakın; hepimiz istemli olmak kavramının sınırlarında geziniriz. Felsefede istemli olmak, yalnızca bir davranışı yapma yetisi değil, aynı zamanda kararın bilincine varma, değer ve bilgi ile ilişki kurma yetisidir. Bu yazıda, etik, epistemoloji ve ontoloji…
Yorum Bırak